Ömür Dedikleri..
11 Haziran 2011 Yazan Kişi: Metin Kılıç
Okunma Sayısı: 354 Defa Okundu. Karegori: Küçük Dünyam
Ömür dedikleri insanın göz açıp kapaması arasında geçen zaman imiş.. Ve ömür hesabından yapılan alışverişlerin faturasıymış insana arta kalan.. Girmişsinizdir bir kere alışveriş mağazasının ihtişamlı kompleksine. İşinize yarayan yahut yaramayan ne varsa dolduruyorsunuz elinizdeki küçücük sepete. O kadar çok cezbedici yanı var ki hayatın hangisinden alayım diye tereddüt etmeden, edemiyorsunuz..
Günün birinde bakarsınız ki mutluluğunuzdan eser kalmamıştır ve artık göz açıp kapama arasında geçen kısacık zaman kadar dayanacak gücünüz, takatiniz de son bulmuştur..
Kimi zaman gögsünüzün kabardığını hissedersiniz; Ülkenizin devletler müvazenesinde hak ettiği yere geldiğini görerek veya Kendi çevrenizdeki bir maratonda ilk sırayı kaptığınızdan dolayı.. Onur duyarsınız bundan ve hiç bitmesin isterseniz..
Zaman zaman anlık duygular yaşarsınız sanki bir ömür kalacakmış gibi; uzun uğraşlar neticesinde elde ettiğiniz bir başarıdan sonra geçen bir kaç ayın ardından o duyguyu unutmanız gibi.. bugünün yarınını düşünmeden, tıpkı bugün düşünülmeyen yaşanmışlıklar gibi..
Çoğu zaman da hep hüsranla neticelenen olayların içinde bulursunuz kendinizi; başkası için kendi yaşantınızdan vazgeçmeniz gibi yahut yaşamaya dair içinizden geçen her türlü aktiviteyi sırf O’nu rahatsız etmemek mülahazasıyla ertelemek gibi.. Ertelemenin terketmek olduğunu bile bile..
ve tuhaftır, hem de çok tuhaftır..
Anlatmak istersiniz bunları. Anlatmak, anlatabildiğiniz kadar..
Baharların gelmesiyle yeşeren ümitlerden dem vurup hazanlarla birlikte ümidin kaçmasını anlatmak. Geceleri kaçan uykuların dostluğundaki sohbetleri gündüz vakitlerinde paylaşmak istersiniz; kurulan hayallerin gerçekleşmesi için verilecek bedellerle birlikte.
Ama nedense bir türlü söyleyemezsiniz bunları. Söyleyemezsiniz çoktan unutulmuşlukları..
Mesela en çok konuşmak istediğiniz insanla neden konuşamadığınızı anlatamazsınız kimseye. Bir ömür boyu günün ilk ışıklarında ilk görmek istediğiniz gözlerin sahibine nedense bir türlü bakamadığınızı izah edemezsiniz. Kaçamak bakışların arasında uçuşan cümlelerin ne anlatmak istediğini bir türlü anlamadığınız gibi anlatamazsınız da. Ve bir türlü anlam veremezsiniz en çok değer verdiğiniz kişiden neden sürekli kaçmaya çalıştığınızı, haliyle de konuşamadığınızı..
Böyle tezat düşünceler arasında yaşamaya çalışırken insanın içinde yaşayan ruhun isyanını bastırmasını nasıl bekleyebilirsiniz ki? Nasıl olur da başka ömürlere kıyasla göz açıp kamapa arasında geçen hayatın faturasını sadece ama sadece bir kişiye kesebilirsiniz ki? Başrollerinde başta kendisi olmak üzere bir çok karakterin oynadığı bu perde arkası oyunda nasıl olurda hata yapılmamasını hayal edersiniz ki?
Hem teşbihte hata olmasın ama her insan aslında bir palyaço değil midir? Hani sahne önünde seyircilerin gülmesi için elinden gelen herşeyi yaptıktan sonra sahne arkasında odasına kapandığı vakit hüngür hüngür ağlayan karakter gibi..
Hem her birimiz zaten doğuştan bir aktör değil miyiz? Kendi filmimizde -hem de en güzel bir şekilde- oynayan ve acı-tatlı sahneleri canlandıran..
Evet.. Gerçekten de çok tuhaf..
Ömür dedikleri sadece bir göz açıp kapamaymış.. Geçen ömrümün noktalandığı şu dakikada anlayamadığım bir duygu gibi..
Hepsinde de öte.
İçimde yaşatıp, en çok değer verdiğim kişiyle birlikte olamadığım şu dakikalarda içimde kopan fırtınaların hissettirdiği bir acı gibi..
Anlatılmıyor..
Anlatamıyor insan..
Metin Kılıç
Bu Yazıyla Benzer Konular:
Herşeyin çok güzel olmasını istiyordu. Hayat denilen olgu...
Van'da meydana gelen 7.2'lik depremin ardından geçtiğimiz gü...
Son zamanlarda "Dr.Ömer Özkan Kimdir? Dünyada ilk olara...
1 Nisan Şakası Neden Kutlanır? Neden 1 Nisan Şakası Yapılır?...

