İyi ki doğdun, iyi ki varsın..
12 Ocak 2012 Yazan Kişi: Metin Kılıç
Okunma Sayısı: 412 Defa Okundu. Karegori: Güncel Konular, Yarınlara Umutlar
Öyle anlar olur ki hayatları boyunca unutamaz insanlar.. Tıpkı bir anne ve babanın yirmi yıl önce unutamadığı bir an gibi.. Soğuk bir kış günüydü.. Dışarıda fırtınalı hava sanki ölüme meydan okumaktaydı.. Herşey suspus olmuştu ve kurtlar dahi inlerine kapanmıştı.. Yeryüzünü beyaz bir örtü kaplamışken sesin yankılanmıştı insanların kulaklarına.. Hatırlar mısın?!!
İnsanların ağlamalarına güldüğü o vakitte ne de masum görünürdün, bilir misin Sultanım? Tıpkı her zaman olacağın ve şu anda ruhunun o saf ve duru masumiyetinin yüzüne yansıması gibi.. Onlar gülerken sen ağlıyordun ve sen ağladıkça onlar gülüyordu.. Evin içi huzurla dolmuş ve herkes mesrur ve mesud olmuştu. Nasıl olmazlar ki? Sencileyin biri dünyaya gelmiş ve yunusları kıskandıracak gülüşlere sahip olmuş.. Tavşanlar, biz mi güzel yürürüz yoksa O mu diye düşünür olmuşlar.. Ürkek bir güvercin sırrını senle paylaşır olmuş; Bu yüzdendir ürkekliğinin asıl sebebi.. Kardelenler senin şerefine çıkmıştır karların derinliklerinden.. Gül ile bülbül baharın gelmesini sabırsızlıkla beklermiş… Hasılı mutluluk ve güzellik adına yaşanabilecek ne varsa Seninle birlikte yaşanmıştı, küçük ve mutlu yuvanda..
Zaman dedikleri göz açma ile kapama arasında geçen süreymiş.. İnsanın ilk nefesi ile son nefesi arasında gidip gelmenin bir başka adıymış yaşamak.. Dünyanın çirkeflikleriyle kirlenen insanlar zamanla güzelliklerini kaybederken Sen zamana baş kaldırırcasına daha da güzelleşmektesin, herşeye inat.. Bir yıl önce tam da bu zamanlarda neler yaşadığımı bilemezsin elbette. Oturduğun yerin etrafında kaç kere dönüp dolaşmışım, Allah bilir.. O iki cadde arasındaki yoldan kaç kere geçmişimdir, muamma.. Her seferinde içimde beni bitiren bir endişe doğuyor olsa da yine de dayanamaz geçerdim geçtiğin yollardan.. Saatin gece yarısını göstermesini öyle bir beklerdim ki zannedersin zaman durmuş ve hiç ilerlemiyor. O güzel günü konuşamıyor olsakta ilk kutlayan kişi olmak istememdi bunları bana yaptıran..
Evet, zahiren kulaklarımız birbirimizin sesini duymuyordu ama bu konuşamadığımız anlamına da gelmezdi. Aslında en çok biz konuşurduk bir birimizle. Konuşmak için illa ki dile mi ihtiyaç duyar insan? Gönül diliyle de anlaşamaz mı? İki yıl boyunca sürekli yaptığımız gibi, konuşulmaz mıydı? Zaten kaçamak kaçamak bakışmalarımız bir çok şeyi anlatmıyor muydu bize? Henüz adı konulmamış bir bebek olsan da seni çağırmak için fazla zamana gerke var mıydı? İkimize bir isim konulmalıydı ki bu da son nefesimizi verirken anlaşılacaktır elbette…
Bir isim konulmalıydı artık. Ezan-ı Muhammedi kulaklarına dolarken ismin söylenmeliydi. Düşünüyordu büyüklerin.. Geç kalınmamıştı.. ve Nihayetinde karar vermişlerdi.. Hani İslamdan önce temizliği ve paklığıyla bilinirdi ya. Güzelliğine kimsenin diyecek bir lafı olamazdı.. Kureyş’in zengin ve soylu kadınıydı. Hani Efendiler Efendisinin (sallallahu aleyhi ve sellem) sebepler aleminde tek dayanağıydı. İnce ruhlu ve cennet hanımlarının en faziletli olanı.. Bunları söylerken birileri, bu olsun dediler.. Hz.Hatice’nin vasfı olsun deyip ismini kulağına fısıldadılar. Hatırladın mı?
Ne de mutluydun o anda. Güzelliğin, bence tarif edilemez.. Ve Korku! evet, korku. İnsan en çok sevdiği kişiden korkarmış ve sevdiği kişi, insanı en çok acıtanmış.. Her nefes alışımızda yüreğimizin sızlamasının nedeni budur; Sensiz oluşudur.. Geceleri uykuların da bizden kaçması bir birimizden ayrı olmamızdandır.. 60-70 yıllık dünya hayatını istememiştik. Ebedi bir alemde birlikte olmak varken göz açma ile kapama arasında geçen zamanı neyleyecektik ki? Ama insanız neticede, taşıyabileceğimiz yük belli! Hem yaşamamızın nedeni de bu değil midir? Umut değil midir ayakta tutar bizleri? Yüzündeki mutluluğun nedeni bu muydu yoksa? Geldiğin yerde bizi görmen miydi mütebessim çehrende güller açtıran? …
Dedim ya, aradan geçen yıllara aldırmadın. Aldırmadın büründüğün örtüne gelen karalamalara. Aldırmadın insanların aldırmalarına.. Belki de en doğrusunu yaptın. İnsanı yıpratan zamana inat olgunlaştıkça yaşlandın ve yaşlandıkça daha da güzelleştin.. Her ne kadar istemesen ve sana dil ile merhaba diyemiyor olsam da beni benden almana kızamıyorum. İyi ki karşılaşmışız diye dualar ediyorum. Hem bilmem ki duyar mısın yüreğimin sesini? Bak hergün merhabalar yolluyorum sana. Yolları, dağları aşıpta ulaşır mı acaba? Bir YAŞ daha güzelleşirken bugün, nefretle bakıp duracak mısın kanayan şu derin yarana..?
Kalan ömründe güzelliklerin, mutlulukların, başarının, sevginin, merhametin, huzurun, güven ve emniyetin, heyecanların, umutların, sağlığın Senden ve Senden ötürü Seni sevenlerle birlikte olması ümidi ve dualarıyla.. Hayırlı yıllara..
İyi ki doğdun…
İyi ki varsın…
Bu Yazıyla Benzer Konular:
Yalnızlık ve Gözyaşı..! Yalnızlığın koyulaştığı ...
Herşeyin çok güzel olmasını istiyordu. Hayat denilen olgu...
Tekrardan merhabalar değerli dostlar.. Hatırlarsanız bundan ...
Van Depremi ile ilgili yaptığı yorum ile dikkatleri üzer...